Manisa Çocuk Psikiyatrisi Asistanı Gözüyle:Çocuğum Tembel mi, Yoksa “Dopamin Tuzağında” mı?

Manisa Çocuk Psikiyatrisi-DEHB ve Dopamin Tuzağı

Manisa Çocuk Psikiyatrisi polikliniğinde asistan olarak çalışıyorum.Poliklinikte en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Hocam, bu çocuk tabletin başında 3 saat hiç kıpırdamadan duruyor, ama iş ödeve gelince 10 dakikada ‘sıkıldım, susadım, tuvaletim geldi’ diyor belki de görevini yapmamak için bahaneler uyduruyor kaçak yollar buluyor. Dikkat eksikliği olsa tablette de durmazdı değil mi?”

Cevap hem evet, hem hayır. Hepimiz duymuşuzdur dopamin,dopamin,dopamin!Gelin, çocuğunuzun beyninde aslında neler olduğuna o meşhur “dopamin” üzerinden bakalım.

Beyin Neden Tableti Sever, Ödevi Sevmez?

Çocuğunuzun beynini bir ödül avcısı gibi düşünün. Beynimiz, “dopamin” adı verilen o haz ve ödül kimyasalını çok sever.

  • Tablet/Oyunlar: Çocuğunuza her saniye renkli ışıklar, ödüller, puanlar ve hızlı geri bildirimler verir. Beyin adeta dopamin banyosu yapar.Çocuk o renkli ışıklı dünyaya girdiği anda anlık dopamin deşarjı başlar.Oynadığı bir oyunda yaptığı küçük bir göreve karşılık bile büyük oranda dopamin salgılar.Bu ödül(dopamin) anlıktır.Hemen ulaşılır bu ödüle.
  • Ders/Kitap: Gelelim sorumluluklara öğretmenin verdiği veya yapması gereken ödevlere.Sayfalar hareket etmez, ödül çok uzaktır ve anlık bir geri bildirim yoktur.Hangimiz bunu tercih ederiz ki.Hele ki alternatifi yakınımızda,tabletimiz telefonumuz hemen dibimizde ise.

Ferrari hızında giden bir beyni, birdenbire bisiklet hızındaki bir derse oturtursanız ne olur? Beyin fren yapar ve isyan eder ve ‘sıkıldım nerede benim dopaminim’ çığlıkları atmaya başlar.

Manisa çocuk psikiyatrisi-Dr.Anıl Zencirkeser DEHB bilgilendirme

Peki Bu Bir “Hastalık” mı?

Her odaklanma sorunu DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) değildir. Bazen bu, modern dünyanın hızına alışmış bir zihnin yavaşlamakta zorlanmasıdır. Ancak bu durum çocuğun okul başarısını, arkadaş ilişkilerini ve evdeki huzuru bozuyorsa, orada bir “dur” dememiz gerekir.

Ebeveynlere 3 “Altın” Kural

Bir çocuk psikiyatrisi asistanı olarak, ilaçsız ve masrafsız şu 3 adımı denemenizi öneririm:

1. “Sıkılmak” İyidir, İzin Verin Çocuğunuz “Sıkıldım” dediğinde eline hemen telefon vermeyin. Sıkılmak, beynin yaratıcılık kaslarını çalıştıran en önemli yakıttır. Bırakın biraz tavana baksın, hayal kursun. Kendi kendini eğlendirmeyi öğrenen beyin, derste de kendini oyalayabilir.

2. Önce Brokoli, Sonra Çikolata Dopamini yönetin. Önce “zor” olan görev (ödev, odasını toplama) yapılmalı, ekran ödülü SONRA gelmeli. Sabah uyanır uyanmaz yüksek dopamin (ekran) alan bir çocuk, günün geri kalanında düşük dopaminli işlere (derslere) odaklanamaz.

3. Süre Tutun (Pomodoro Tekniği) Bir çocuğa “Git ödevini bitir” demek, kocaman bir pastayı tek lokmada yut demek gibidir. Görevleri bölün. “Sadece 15 dakika şu sayfayı yap, sonra 5 dakika mola” deyin. Belirsizlik kaygı yaratır, süre tutmak ise güven verir.

Ne Zaman Doktora Gitmeli?

Eğer tüm bu düzenlemelere rağmen;

  • Unutkanlıkları hayatı zorlaştırıyorsa (eşyalarını kaybediyor, ödevleri unutuyorsa),
  • Sadece derste değil, sevdiği oyunlarda bile sabırsızsa,
  • “Motor takılmış gibi” sürekli hareket halindeyse…

İşte o zaman bir çocuk psikiyatristi görüşü almak, çocuğunuzun gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak için en iyi adım olabilir.

Diğer yazılarım için web sitemi takip edebilirsiniz: https://anilzencirkeser.com.tr

Yazıyı Paylaş:

İlgili Yazılar